A. Giriş
18 Temmuz 2026 tarihli ve 33313 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 05.05.2026 tarihli ve E.2026/356, K.2026/1760 sayılı kararı («Karar») yayımlanmıştır. Yazılı tahliye taahhüdünün geçersizliğinin tespiti istemiyle açılan davada, UYAP üzerinden bir evrakın «okundu» olarak görüntülenmesinin usulüne uygun tebligat yerine geçip geçmeyeceği değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesinin kesin nitelikteki kararı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiş; Yargıtay, UYAP üzerinden evrakın görüntülenmesinin tebliğ veya tefhim niteliği taşımadığı sonucuna ulaşmıştır.
B. Kararın İçeriği
Davacı tarafından yazılı tahliye taahhüdünün geçersizliğinin tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince gider avansının tamamlanmasına ilişkin ara karar davacı vekiline elektronik tebligat yoluyla gönderilmemiş; buna rağmen ara kararın UYAP evrak işlem kütüğünde vekil tarafından «okundu» olarak görüntülenmesi, tebliğ yerine geçer nitelikte kabul edilmiştir. Mahkeme, gider avansının verilen kesin süre içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına kesin olarak karar vermiştir.
Adalet Bakanlığı, UYAP üzerinden bir evrakın görüntülenmesinin usulüne uygun tebligat sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle kararı kanun yararına temyiz etmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri uyarınca elektronik tebligatın, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayıldığını; bunun dışında tarafın ancak kanunda öngörülen usullerle tebliğ veya tefhim yoluyla usulen bilgilendirilmiş kabul edilebileceğini vurgulamıştır. Bu kapsamda, vekilin UYAP sistemi üzerinden evrakı görüntülemesi, kanunda öngörülen anlamda tebliğ veya tefhim niteliği taşımamakta; dolayısıyla hak düşürücü veya kesin sürelerin başlamasına da sonuç bağlamamaktadır. Aksi yöndeki kabulün, hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma ilkelerini zedeleyeceği ifade edilmiştir.
Bu gerekçelerle Yargıtay, yalnızca UYAP kayıtlarına dayanılarak kesin sürenin başlatılmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve ilk derece mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur.
C. Sonuç
Karar, elektronik tebligat sisteminin usul hukukundaki önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Yargıtay, UYAP üzerinden bir evrakın görüntülenmesi ile usulüne uygun tebligatın birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurduğunu açıkça ortaya koymuş; kanunda öngörülen tebligat usulleri yerine getirilmeksizin taraflar bakımından kesin veya hak düşürücü sürelerin başlatılamayacağını vurgulamıştır. Bu yönüyle karar, özellikle elektronik tebligat uygulamaları ile yargılama sürelerinin başlangıcına ilişkin uygulamada yol gösterici nitelik taşımaktadır.