İşçi Alacaklarında Islah ve Zamanaşımı Kapsamında Anayasa Mahkemesinin Mahkemeye Erişim Hakkı Değerlendirmesi

A. Giriş

Anayasa Mahkemesinin 4/12/2025 Tarihli ve 2022/42158 Başvuru Numaralı Kararı («Karar») 12.2.2026 tarih ve 33166 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kararda, işçilik alacaklarına ilişkin açılan davada talebin artırılan kısmının zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar verilmiştir.

B. Başvurunun Özeti

Başvuru konusu olayda, başvurucunun iş akdi 1/11/2006 tarihinde feshedilmiştir. Başvurucu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak işçilik alacaklarına ilişkin olarak 22/6/2011 tarihinde dava açmıştır. İlk olarak mahkemede görülen davada 24/5/2012 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiştir. Yetkili mahkemede yapılan yargılamada ise dosyanın süresinde yetkili mahkemeye gönderilmediği gerekçesiyle 10/7/2013 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 29/6/2020 tarihli kararı ile mahkeme kararını bozmuş ve bozma sonrasında mahkeme dosyanın esasını incelemeye başlamıştır.

Yargılama sürecinde başvurucunun alacak taleplerine ilişkin olarak 14/6/2021 ve 6/10/2021 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır. İlk raporda başvurucunun 1.553,64 TL fazla mesai ücreti, 68,15 TL ulusal bayram ve tatil günleri, 661,66 TL hafta tatili alacağı olduğu hesaplanmıştır. Alınan ek bilirkişi raporunda ise 608,68 TL ihbar tazminatı alacağı tespit edilmiştir. Başvurucu 13/12/2021 tarihinde, bilirkişi raporunda belirlenen miktarları dikkate alarak alacak taleplerini artırdığını belirten ıslah ve talep artırım dilekçesi sunmuştur. Mahkeme, davalı tarafın zamanaşımı def’ini dikkate alarak ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve tatil günleri ile hafta tatili ücreti alacaklarının artırılan kısımları yönünden başvurucunun talebini reddetmiştir. Mahkeme, gerekçesinde ıslahla artırılan talepler yönünden beş yıllık zamanaşımının dolduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.

C. Kararın İçeriği

Anayasa Mahkemesi kararında; alacak miktarlarının davanın açıldığı tarihte belli olmadığı, teknik hesaplama gerektiren alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendikten sonra başvurucunun talep artırımında bulunduğu ve dava konusu alacak talebini artırdığı, ancak birçok kez bilirkişi raporu alınan davada, alacak kalemlerinin başvurucu tarafından önceden bilinebilir olmadığı, bu duruma rağmen Mahkemenin artırılan kısım yönünden talebi zamanaşımı nedeniyle reddetmesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediğini belirtmiştir. Başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı bu külfetin hedeflenen meşru amaçla karşılaştırıldığında orantısız olduğu ve dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

İşçilik alacaklarına ilişkin açılan davada talebin artırılan kısmının zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesinin Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar verilmiştir.

D. Sonuç

Karar, işçilik alacakları davalarında ıslah ve zamanaşımı ilişkisinin mahkemeye erişim hakkı bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli bir değerlendirme ortaya koymaktadır. Zararın tamamının dava tarihinde davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, alacak miktarının teknik inceleme ve bilirkişi raporuyla belirlenebileceği uyuşmazlıklarda; zamanaşımı süresinin başlangıcının davanın açıldığı tarih dikkate alınarak zamanaşımının katı bir şekilde uygulanmasının, belirlenen tazminat tutarının tamamını talep edebilme imkanını ortadan kaldıran ölçüsüz bir müdahale olduğu açıkça ortaya konulmuştur. Anayasa Mahkemesi, zamanaşımının davacının dava açma hakkını fiilen anlamsız kılacak şekilde yorumlanamayacağını vurgulayarak, mahkemeye erişim hakkı kapsamında anayasal sınırı belirlemiştir.