A. Giriş
10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete’de “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu değişiklik ile sermaye kaybı ve borca batık olma durumunun tespitinde belirli gider ve zarar kalemlerinin hesaplamalarda dikkate alınmamasına imkân tanıyan geçici düzenlemenin uygulama süresi uzatılmıştır.
B. Düzenlemenin İçeriği
15 Eylül 2018 tarihli ve 30536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in (“Tebliğ”) geçici 1. maddesinde yer alan “1/1/2027” ibaresi “1/1/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu kapsamda, sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin hesaplamalarda;
- Henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı,
- 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı,
1 Ocak 2028 tarihine kadar dikkate alınmayabilecektir.
Söz konusu tutarların belirlenmesinde mükerrerlik oluşturmayacak şekilde hesaplama yapılması gerekmektedir. Ayrıca bu hesaplamalara ilişkin tutarlar, Tebliğ’in 13. maddesi uyarınca hazırlanan finansal tablolarda herhangi bir kayda yer verilmeksizin dipnotlarda gösterilecektir.
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından yapılan duyuruda ise düzenlemenin, şirketlerin sermaye yapılarına ilişkin değerlendirmelerde belirli gider ve zarar kalemlerinin etkisinin sınırlandırılmasına yönelik uygulamanın devamını sağlamayı amaçladığı belirtilmiştir. Bakanlık, bu uygulamanın işletmelerin finansal durumlarını yönetmelerine ve faaliyetlerini sürdürülebilir bir yapıda devam ettirmelerine katkı sunmasının hedeflendiğini ifade etmiştir.
C. Sonuç
Yapılan değişiklikle, Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi kapsamında sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında belirli gider ve zarar kalemlerinin dikkate alınmamasına olanak sağlayan geçici uygulamanın süresi bir yıl uzatılarak 1 Ocak 2028 olarak belirlenmiştir.
Bu doğrultuda şirketlerin, sermaye kaybı ve borca batıklık durumlarına ilişkin değerlendirmelerinde uzatılan uygulama süresini dikkate almaları önem taşımaktadır.